Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

MAKET

Tiyatroda dekor taslağı.

 

MAKYAJ

Oyuncuların canlandırdıkları rolün gerektirdiği şekilde çehrelerini değiştirme işi.

 

MASKE

Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncuyla seyirci arasında estetik uzaklığı elde etmek için kullanılan ve çeşitli gereçten yapılan surat.

 

MASKE TİYATROSU

Maskeyle oyunculuğa dayalı tiyatro. Maskenin kökeni, katılaşmış ölü insan yüzü olarak ölümün trajikliğinden kaynaklanır. Bunun için de maske, öbür dünyaya ilişkin olarak gündelik gerçeğin yerine ikame gerçekliği, çifte gerçekliği, "kılık değiştirme" olarak oyunculuğun temel güdüsünü oluşturur. Bu anlamda da tiyatro, Maske Tiyatrosu olarak başlamıştır denebilir. Maske Tiyatrosu'nun ilk önemli uğrağı, antik Yunan tiyatrosudur. İnsan yüzünden büyük olmayan maskelerle oynanan antik tragedyaya 28 değişik maske tipi, komedyada ise 44 ayrı maske tipi vardı. Maskeler, uzaktan görülebilirlik ve tip çizme özellikleri yanı sıra, oyuncuların çok çabuk rol değiştirmesine, değişik rolleri oynamasına olanak sağlıyordu. Maske Tiyatrosu'nun ikinci önemli uğrağı commedia dell'arte'dir. Burada tipler, kendilerine özgü maskeleriyle belirlenimliydiler. 20. yüzyılın başlarında tiyatro reformuyla birlikte, üstün kukla anlayışı içinde, maske yeniden önem kazanmıştır. Çağdaş tiyatroda Brecht, Grotowski, Strehler gibi yönetmenler ile Bread and Puppet Theatre gibi topluluklar, Maske Tiyatrosu'nun özgün örneklerini vermişler, Theatre du Soleil (Paris) gibi topluluklar ise, etnik tiyatro anlayışı içinde, yabancı kültürlerin giysi, dans ve müzik biçimleriyle birlikte maske geleneğini de kendi uygulamalarına almışlardır.

 

MASKELEMEK

·         Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek.

·         Yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması. (Örn. Eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa ve o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa, oyuncu lambayı seyircinin görüşüne gövdesiyle kapatıp lamba düğmesine basıyormuş gibi yapar.)

Tiyatro açısından, bu eylemlerden ilki olumsuz, ikincisi ise olumludur.

 

MAYIS OYUNLARI

Dinsel bolluk törenlerin kaynaklanan gösterilerdeki oyun. Bunlara “hasat oyunları”, “güz dönemi oyunları” da denir.

 

MEDDAH

Dramatik öykü anlatıcı. Arabistan’da, Hz. Peygamber’i ve ailesini olduğu kadar, hükümdar ve kahramanları da öven kişi anlamındaki Meddahlık, Türkiye’de kendine özgü bir tiyatro sanatı türü olmuştur. Meddahların dağarcıklarında yalnızca görülebilir değil, İslam kaynaklarına dayanan dinsel konular, İran kaynaklarına dayana efsane, destan ve Şehnameler, Türk hikaye, masal ve efsaneleri, romanlar ile tiyatro oyunları da bulunmaktaydı. Genellikle Ramazan akşamlarında, kahvehane gibi kapalı yerlerde ve halkın içinde gösterilerini gerçekleştiren Meddah'ın hem başlık yerine kullanmak için, hem de türlü ses ve ağız taklitleri yapmak için omzuna astığı geniş bir mendil, elinde de oyunu başlatma, izleyiciyi sessizliğe çağırma ve saz, süpürge, tüfek, at vb. yerine kullanmak için bir sopa vardı. Anlatılarına şiirler, tekerlemeler ve kalıplı sözlerle başlayan Meddahlar, anlattıklarının üslubunu taklitli bir anlatıya ya da temsile uygulayarak, tek kişilik gösterilerini sunar, yine kalıplı sözlerle gösterilerini bitirirlerdi. Günümüzde Meddahlığı yeniden çeşitli biçimler altında yaşatma eylemlerine tanık olunmaktadır.

 

MEKANİK TİYATRO

Oyuncu olarak insanın yerini mekanik olarak hareket eden nesnelerin aldığı ya da insanların mekanik hareketli oyunculuğuna dayanan tiyatro biçimi için kullanılan kavram. 20. yüzyılın başında tiyatro reformu hareketine bağlı olarak Craig tarafından ortaya atılan “üstün kukla” oyunculuk anlayışıyla ortaya çıkmış olan Mekanik Tiyatro, tiyatroyu mekanik bir araç haline getirmeyi amaçlar. Fütürist tiyatro da mekanik baleler gerçekleştirmiş, tiyatroyu "duyguları üretme makinesi" olarak görmüştür. Fütürist tiyatronun Mekanik Tiyatro anlayışından etkilenen konstrüktivist tiyatro, Rusya'da Devrim sonrasında "fütürist opera" örneğinde elektronik gösteriler düzenlemiştir. F. Legger, insan merkezci gösteriler mekanik olarak yenileştirmeye yönelirken, Bauhaus sanatçıları da Mekanik Tiyatro'yla kuramsal ve pratik olarak uğraşmışlardır. Bauhaus sahne atölyesinin yöneticisi O. Schlemmer, insan bedenin mekanik yönünü öne çıkarmaya, mekanik olarak hareket eden geometrik sanat figürü haline getirmeye çalışmıştır. L. Maholy – Nagy biçim, ışık, renk, ses ve hareket gibi canlandırma öğelerinin birleşmesinden "eylemsel olay" yaratmayı denemiş, Kandinski ise soyut bireşimci sahneyi kurmayı istemiştir. Laterna magica ile çok medyalı tiyatrolar, Mekanik Tiyatro'nun günümüzdeki örnekleridir.

 

MELODRAM

Melodram, lirik (duygusal) bir tiyatro eseridir. Duygulandırıcı ve heyecan verici yönleri baskındır. İlk başlarda müzikle iç içe olmasına rağmen, sonraları sadece sözlerle ve davranışlarla temsil edilir olmuştur. Modern tiyatroda acıklı, korkunç, olağanüstü konular etrafında yazılan ve gerilimi yüksek sahneler içeren duygusal oyunlara denir.

 

MERAK

Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu. Gerilim sağlayıcı öğe.

 

MERCEK

İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam cam. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır.

 

MEVKİ

Ortaoyununda erkek seyircilere ayrılan yer.

 

MEYDAN

Ortaoyununun oynadığı alan. (Bkz. Orta, Palanga)

 

MEYDANCI

Anadolu köy oyunlarında, oyunları düzenleyenlere verilen adlardan biri.

 

MEZZETİNO

Commedia Dell'Arte'de giysisi kırmızı beyaz kurdelelerle süslü uşak tipi.

 

MİM

Kaynaktaki anlamıyla; oynamak ya da oyuncu, bugünkü anlamıyla ise; yalnızca hareketlere dayanan sözsüz oyun.

 

MİMESİS

Taklit, benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla, yani “öykünme” olarak kullanmış, Aristoteles ise dram sanatı ile ilgili olarak “yeniden yaratma” ve “yansıtma” anlamıyla yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temel ilkelerinden biridir.

 

MİMİK

Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz, ağız vb. yüz hareketleriyle anlatılması.

 

MİMODRAM

Üst düzeyde sanat ve tekniği gösteren sözsüz oyun.

 

MİZANSEN

Bir tiyatro eserinin sahneye konmasına, sahneye göre düzenlenip yorumlanmasına denir.

 

MONODRAM

Tek kişilik oyun.

 

MONOLOG

·         Tek kişinin konuşması.

·         Tek kişilik taklitli bir komedya türü.

·         İnsanın içinden kendisiyle konuşması.

 

MUHAVERE

·         Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.

·         Ortaoyununda söyleşme bölümü. Zurna, Kavuklu havası çaldıktan sonra ortaya Kavuklu ile Kavuklu arkası girerler ve Pişekâr ile muhavere başlar. Bu bölüm iki kesimi kapsar; Arzbar ve Tekerleme. İlki bir çeşit serim olup, oyunun yönlendiricisi Pişekâr ile oyununun nekre kişisi Kavuklu arasındaki konuşmada, sahnedekilerin kimlikleri ile ne iş yaptıkları ortaya çıkar. Tekerleme de ise, Kavuklu olağan dışı bir olayı başından geçmiş gibi anlatır. Pişekâr iki de bir sorular sorarak, konuyu aydınlatmak ister. Laf ebeliği yapılır ve sonunda Kavuklunun anlattıklarının bir düş olduğu anlaşılır.

 

MÜZİKLİ DRAM

Hem sözlü tiyatronun, hem de operanın bazı özelliklerini iç içe kullanan müzikli oyun türü.

 

MÜZİKLİ GÜLDÜRÜ

Müziğin eşliğinde gelişen güldürü.

 

MÜZİKLİ OYUN

Müzik eşliğinde yürütülen, daha çok ABD'deki melodram ve caz müziğinden gelen etkilerle ortaya çıkmış oyun türü.

 

MÜZİKLİ TİYATRO

Büyük bir kesimi ezgiler ve danslarla gelişen, ama dramatik konuşma öğesi de kullanılan tiyatro. Operetle olan tek farkı, müzikli tiyatrodan caz ve popüler müziğin ağır basmasıdır.