Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

SABİT IŞIK KÖPRÜSÜ

Yapıya tutturulmuş hareket etmeyen ışık köprüsü.

 

SAÇMA TİYATROSU

1950'lerde öncelikle Fransa'da yaygınlık kazanmış bir avangart tiyatro akımı ve anlayışı. Göreneksel burjuva dünyasının alışılageldik beylik değerlerine dayalı yaşam tarzını mutlak olumsuzlayıcı bir tepki olarak ortaya çıkmış olan Saçma Tiyatrosu, toplumsal yabancılaşmayı bir insanlık durumu olarak alarak, bu ikisini özdeşleştirir. Saçma Tiyatrosu, 2. Dünya Savaşı'nın yol açtığı tinsel bunalımdan kaynaklanan kötümser, bilinemezci ve hiçlikçi bir dünya görüşü doğrultusunda, insanın varoluşunu ve yaşamını mantıkdışı, saçma ve anlamsız olarak ortaya koymaya, insanlar arasında iletişimin olanaksızlığını göstermeye çalışmıştır. Saçma Tiyatrosu, bu düşünce yapısına bağlı olarak, göreneksel dramatik biçimleri ve anlamlı diyalog düzenini yıkmış, tarihsellik ve psikolojik dışı gelişim, eylem ve çatışmaya bağlı olmayan bir oyun yapısı kurmuştur. Paradoksal, mantığa aykırı bir diyalog düzenini, oyun dili haline getirmiştir. Saçma Tiyatrosu'nun estetik kökenleri, soytarı edebiyatına, grotesge, bilinçaltı akımına, kara gülmeceye, sözsüz oyuna olduğu kadar, dadacı tiyatro, gerçeküstücü tiyatro, vahşet tiyatrosu ve varoluşçu tiyatro gibi tiyatro deneyleri ile Jarry, Apollinaire, Artaud ve Kafka gibi yazarların düşünce ve uygulamalarına uzanır. Camus'nun insan varoluşunun saçmalığı görüşü üzerine kendini temellendiren Saçma Tiyatrosu, varoluşçu tiyatro gibi, “insan varoluşunun saçmalığını tartışmaya girmez, somut bir veri olarak, yeni elle tutulur sahneler içinde ortaya koyar”. Başta Beckett, Ionesco, Adamov ve Arrabal olmak üzere, Saçma Tiyatrosu bağlamında şu gibi adlar yer alır; Pinter, Albee, Kopit, Hildesheimer, Tardieu vb.

 

SAHNE

·         Tiyatro eserinde bir perdelik bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları.

·         Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerin yönelişlerini başlatıp bitiren kesim.

·         Bir perdelik bölüm içinde, kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk, meclis.

·         Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel donanımlı, genellikle yükseltilmiş oyun alanı ya da oylum. Yapılarına göre tiyatro sahneleri şunlardır; sabit sahne, döner sahne ve asansörlü sahne.

 

SAHNE AĞZI

Sahnenin seyirciye açılan çerçeve içinde kalan görüngesi.

 

SAHNE ALTI

Sahne altındaki katlar, bodrumlar.

 

SAHNE ESERİ

Tiyatro eseri, piyes.

 

SAHNE TASARIMI

Tiyatronun temel öğelerinden olan, sahne oylumu bilgisi ve düzeni. Dekor, giysi, ışıklama, ses ve ışık etmenleri, oylumun biçimsel ve görsel düzeni yapılandırılması. Yeni eğitim anlayışında sahne tasarımı öğrencisi yalnızca oyuna ve yoruma uygun dekor giysi, ışıklama tasarımını yapmakla kalmaz, aynı zamanda bunların gerçekleştirilmesi için uygulamasını da yapar. Örn. dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmeyi, giysi tasarımlarının biçkisini ve dikimini yapmayı, ışıkların sahne üzerindeki uygulayımını da öğrenir.

 

SAHNE UYARLAMASI

·         Bir romanı ya da öyküyü oyunlaştırma,

·         Bir sahne yapıtını için daha uygulanabilir duruma getirme,

·         Yabancı bir oyunu, o ülkenin töresine göre adları ve mekanları değiştirerek yeniden yazma. Örn. Ahmet Vefik Paşa'nın Moliére uyarlamaları.

 

SAHNE YETKİLİSİ

Sahnenin disiplininden, düzeninden ve çalışma izlencesinden sorumlu olan yetkili. Sahne yetkilisi, oyun çıktıktan sonra gösteriler sırasında yönetmenin yerini alır ve oyuncuların yönetmenin istedikleri dışında bir şey yapmamaları için göz kulak olur.

 

SALON KOMEDYASI

Bir salon dekoru içinde oynanan ve nükteli konuşmalarla gelişen, hafif, salt eğlendirmeye dayanan komedya biçimi.

 

SANAT TİYATROSU

Kazanç düşünmeden sanat yapmayı hedefleyen ve bunu yaparken de seyircisine düşünce ve duygu açısından katkıda bulunmayı amaç edinen tiyatro. Tecimsel (ticari) tiyatronun karşısında yer alır.

 

SARAY TİYATROSU

Feodal çağın sonuyla mutlakçılık döneminin başı arasında Batı'da prenslik saraylarında yer almaya başlayan tiyatro etkinlikleri. Saray Tiyatrosu, saraylarda meslekten topluluklarca gerçekleştirilen düzenli tiyatro gösterilerini olduğu kadar, saraya bağlı kişilerce düzenlenen saray oyunlarını da içine alır. Bu anlamda, Avrupa Sarayları, oyuncu topluluklarını destekleyişleriyle, meslekten oyuncu tiyatrosunun yaygınlık kazanmasına da yol açmışlardır. Mask oyunları, anti mask oyunları, komik bale, pandomim bale vb. tiyatro türleri, İngiliz ve Fransız Saraylarına özgü tiyatro etkinlikleri olmuş, opera ise İtalyan Saraylarında ortaya çıkmıştır. Moliere, 14. Louis'in Saray Tiyatrosu'nu gerçekleştirirken, Goethe de Weimar Saray Tiyatrosu'nu gerçekleştirmişlerdir. Saray Tiyatrosu, soyluluğun yazgısı doğrultusunda, 19. yüzyılın başlarında ortadan kalkarak yerini devlet, kent ve eyalet tiyatrolarına bırakmıştır.

 

SENARİST

Tiyatro eserinin yazarı, senaryocu.

 

SENARYO

Tiyatro, sinema, televizyon veya radyo eserinin, sahnelerini ve akışını gösteren yazılı metin.

 

SERBEST TİYATRO

1960'lardan sonra yerleşik, ticari tiyatro kültürüne karşı ortaya çıkmış bir sanat ve eylem tiyatrosu hareketi. Fringe, siyasal halk tiyatrosu, öğrenci tiyatrosu, amatör tiyatro ve sokak tiyatrosu biçimleri içinde kendini ortaya koyan Serbest Tiyatro, toplumsal, kültürel yozlaşmaya karşı, eleştirel bir sanatsal eylem doğrultusunda, yeni bir tiyatro anlayışını gerçekleştirmeye, tiyatronun bugünkü içeriğini, estetik biçimini, toplumsal anlamını ve kurumsal yapısını değiştirmeye çalışan tiyatro etkinlikleridir. Serbest Tiyatro kuruluşları, devlet ve yerel yönetim tiyatrolarının olduğu kadar, özel ve ticari tiyatroların da kurulu hiyerarşik örgütsel yapısı dışında, modern tiyatro eyleminin gereklerini yerine getirmeyi amaçlar. Serbest tiyatrolar, yalnızca göreneksel tiyatro yapıları dışında, açık doğada, sokakta, cafe'lerde, fabrikada, garajlarda vb. yerlerde etkinliklerini sunmakla kalmamakta, genelde tiyatronun yapısını değişime uğratacak kökten girişim ve deneylere başvurmaktadırlar. Örneğin, Peter Brook ve E. Barba gibi tiyatro adamları, Afrika'da ve Amazonlar'da “tiyatro safarileri” düzenlemekte, kültürlerarası etkileşimi içinde tiyatro süreçlerini ele almaktadırlar. A. Artaud ve J. Grotowski'nin görüşleri doğrultusunda ilkelerini gerçekleştirmeye çalışan Serbest Tiyatro etkinlikleri arasında öncelikle şu adlar sayılabilir; Off Off Brodway, R. Schechner ve Performance Group, J. Chaikin ve Open Theatre, Living Theatre, La Mama, Bread and Puppet Theatre, soytarı tiyatrosu hareketi, İngiltere'de Pip Simmons Group, Almanya'da Rote Rübe ve Berliner Theatermanufaktur. Öte yandan happening, performance art, eylem sanatı vb. gibi göreneksel tiyatro dışı etkinlikleri de Serbest Tiyatro içinde yer alır. 1960'lardan sonraki öğrenci hareketleriyle başlayan amatör gençlik ve öğrenci tiyatroları ile sokak tiyatroları da yine Serbest Tiyatro bağlamındaki tiyatro etkinlikleridir.

 

SICAK RENKLER

Kırmızı, turuncu ve sarı renkler, duyguları kışkırtıcı sıcak renkler öbeğine girer.

 

SİYAHİ TİYATRO

Afro Amerikan tiyatrosu. ABD'deki siyahi azınlığın tiyatrosu olarak ilk Siyahi Tiyatro topluluğu New York'ta 1821'de kurulmuştur. Siyahi Tiyatro, 1920'lere kadar müzikli komedya ve vodvil tiyatrosu biçiminde yer almış, daha sonra, Federal Tiyatro Projesi çevresinde, ırk ayrımına karşı tiyatro kimliğini kazanmıştır. 1950 – 60 yıllarında yeni bir siyahi oyun yazarı kuşağı yetişmiş, siyahi hareketin gelişmesine koşut köktenci biçimler almıştır. Son dönemde kendine özgü yeni bir estetik yaratma çabası içinde olan Siyahi Tiyatro, siyahların savaşım ve deneyimlerinden yola çıkan, etnik kültüre dayalı, sözel ve müziksel gelenekten yararlanan, dinsel törensilikleri işleyen, siyahi müziğin çok sesli yapısını kullanan, blues ve cazın ezgisel ritmik yapısını işleyen bir tiyatro yapmakta, kesikli kısa sahnelerden oluşan yeni bir sahne tekniği geliştirmeye, bu arada, traji fantezilerden olduğu kadar, burlesklerden de yararlanarak, zengin bir anlatım, yeni bir kimlik ve ideoloji arayışı içinde, “yeni Afrikalı” tiyatroyu gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

 

SKEÇ

İşlediği konuyu genişletmeden, en canlı çizgiler içinde veren, genellikle güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten kısa güldürü. Vodvil, burlesk, revü gibi, kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan gösterilerde yerini alır. Günümüzde televizyon reklamlarında da sık kullanılmaktadır.

 

SOFİTA

Üst Sahne Boşluğu. Sahne üstündeki ızgaraların ve palangaların bulunduğu mekanik kesim.

 

SOKAK OYUNCULARI

Sokaklarda çeşitli beceri gösterilerinde bulunan, skeçler oynayan, müzik aletleri çalan, buna karşılık seyredenlerden para toplayan küçük topluluk.

 

SOKAK TİYATROSU

Geleneksel tiyatro yapıları dışında, açık havada, herhangi bir yerde, sokakta, parkta ve benzeri yerlerde oyunlar oynayan tiyatro. Tümden siyasal amaçlı olanların bazıları çok sivri olduklarından bunlara “Gerilla Tiyatrosu” adı verilmiştir. Sokak tiyatroları özellikle, genç tiyatrocular tarafından gerçekleştiren, kısa yoldan iletide bulunan ve gösteri süreleri on beş dakikayı geçmeyen oyunları içeren topluluklardır.

 

SOTİ

15. Yüzyılın sonları ile 16. Yüzyılın başlarında rağbet gören, taşlamalı, kalın çizgili ve koşuklu oyun.

 

SOYTARI

Bir oyunda, revüde yada sirkte gülünç hareketler, sözler ve becerilerle seyredenleri eğlendiren sanatçı.

 

SOYUT TİYATRO

Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını, gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlama amacı güden tiyatro. Dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları, anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilmiştir.

 

SÖZSÜZ OYUN

Düşünceleri ve duyguları kimi kez müzik, kimi kez çeşitli eşyalar kullanarak, kimi kez dansla ya da gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun. Pandomim.

 

STANİSLAVSKİ SİSTEMİ

Stanislavski tarafından sistemleştirilmiş özdeşleşmeye dayalı oyunculuk yöntemi. Psikolojik gerçekçi oyunculuk sanatının baş kuramcısı olan Stanislavski, özdeşleşmeyi oyunculuğun temeline koymuş; oyuncudan her şeyden önce gerçeği istemiştir. Stanislavski'nin psikoteknik yöntemi, “üretici özdeşleyim” kuramı, oyuncunun rolünü rastlantısal esinlenmeye bırakmayarak, ön çalışma sırasında çağrışımlanan birçok esinin saptanarak, yaratma anında “duygulanımsal anımsama” yoluyla yinelendirilmesine dayanır. Stanislavski'nin yöntemsel ilkeleri, “duygulamsıl bellek” yoluyla duyumların yeniden üretilmesi, yaratıcı düşlem gücü ve eksiksiz dış dünya bilgisidir. Stanislavski, oyuncunun tasarım ve eylem gücünü harekete geçirmek için düş gücü ve yoğunlaşma temrinleri geliştirmiştir. Buna göre oyuncu, kendisine şunları söylemelidir; “Benim için önemli olan olaylar değil, benim ne yapacağımdır. Sahnede çevremde olup bitenler gerçek olsaydı eğer, benim onlar karşısında ne gibi bir tavır alacağımdır”. Stanislavski, “yaratıcı düşlem gücü” sistemini, “duyguların mantığı”, daha sonra “eylem mantığı” ve “psişik eylem” kavramıyla gelişmiştir. Stanislavski'nin tüm dünyada oyunculuk eğitimini ve oyunculuk anlayışını derinden etkilemiş olan sistemi, çağımızda başta ABD'li oyunculuk öğretmeni Lee Strasberg tarafından geliştirilmiştir.

 

STANİSLAVSKİ DİZGESİ

Konstantin Stanislavski'nin (1863 – 1938), oyuncunun iç ve dış yönden kendini rolüne hazırlamasını ve çalıştırmasını içeren oyunculuk yöntemi.

 

SUFLÖR

Sahnenin gizli bir yerinde, sahnede oyunu canlandırmakta olan oyunculara, unuttukları rollerini ve söyleyecekleri sözleri hatırlatan kişiye denir.

 

SÜRGÜN TİYATROSU

Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, yabancı ülkelere sığınan ve sürgün giden Alman tiyatro sanatçıları ve yazarlarınca sürdürülen tiyatro etkinlikleri. 1933'ten sonra, Alman dilinde yaklaşık 4000 tiyatro adamı, yurtdışında yaşamak zorunda kalmış, sürgün döneminde 500 kadar yazar Almanca olarak 900 kadar oyun üretmiştir. Sürgün Tiyatrosu çeşitli evrelerden geçmiş, konuk sanatçılık, gezici tiyatro, yerleşik tiyatro vb. gibi özellikler göstermiş, yabancı izleyici için tekinliklerde bulunurken, sürgündeki kendi göçmen kolonisi için de kültür gereksinimlerini karşılayacak etkinliklerde bulunmuştur. Volga Cumhuriyeti'nden ulusal – toplumcu tiyatro olarak "Engels Project", Zürich'e Schauspielhaus etkinlikleri, İngiltere'de Freier Deutscher Kulturbund, New York ve Los Angeles'taki etkinlikler, Meksika'da Heinrich Heine Klub, Arjantin'de Frei Deutsche Bühne vb. Sürgün Tiyatrosu'nun çeşitli örnekleridir. Sürgün Tiyatrosu bağlamında, öncelikle Reinhardt, Piscator, Brecht, Zuckmayer, Thomas ve Heinrich Mann, K. Weill, F. Kortner, F. Bruckner gibi tiyatro adamlarının etkinlikleri önem taşır. Sürgün Tiyatrosu, tiyatrocuların her zorluğa karşın mesleklerini sürdürmeleri için bir ortam oluşturmuş, faşizme karşı güçlerin bir araya gelmesine yol açmış, tiyatronun çağın ve toplumun eleştirisini yapma özelliğini sürdürmesini sağlamıştır.

 

ŞAKŞAK

·         Geleneksel Türk tiyatrosunda Pişekâr karakterinin elinde bulunan, kapalı yelpazeye benzeyen ve vuruşlarda ses çıkaran, kapı açma, merdiven çıkma, eşik atlama ve benzeri çeşitli etmenler içinde kullanılan çatal tahta (Pastav),

·         Commedia Dell'Arte’de uşakların kullandığı çatal tahta,

·         Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta.

 

ŞAKŞAKÇI

Eski tiyatrolarda, alkışlamayı sağlamak için, oyunun alkışlanacak yerlerinde alkışı başlatan görevli. Oyunun tümünü onaylatabilmek için, yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, bunu belli bir ücret karşılığında yapardı.

 

ŞENLİK

Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk önünde belli bir sıra ve düzen içersinde sergilenmesi ve topluca değerlendirilmesi ve bazen de ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi. Profesyonel toplulukların katıldıkları şenliklerde ödül yoktur, şenliğe katılan topluluklar düzenleyenden telif ücretlerini ve masraflarının karşılığını alırlar. Bunun içinde şenlik kurulu sponsorlar bulma yoluna gider.

 

ŞEYTAN

Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. Tiyatroda bu rolü oynayanlar, her yanında korkunç canavar yüzleri bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi.

 

ŞOROLO

Ortaoyunu argosunda “çocuk” ya da “tüysüz delikanlı” anlamında kullanılır.